Bir süredir yapılacaklar listemin en tepesinde bloga birkaç yazı yazmak var. Ancak fırsat bulup da yazamadım. Fırsat bulduğumda da canım yazmak istemedi. Bir yerden başlamak lazım. Kronolojik sıraya göre yazalım.

Archlinux kurdum:
En son Ubuntu’nun artık isteklerime cevap vermemesi sebebiyle yeni bir dağıtım kurmayı düşündüğümü yazmıştım. O yazıdan bir iki gün sonra Archlinux kurarark bu düşüncemi gerçekleştirdim. Wiki ve Aur sağolsun su ana kadar herhangi bir problemim olmadı kendisiyle. Hatta Ubuntu’yu rafa kaldırmış durumdayım. Kısmetse hepten yokedecem kendisini:)

KDE 4.1:
Hazır yeni bir dağıtıma bulaşmışken ne zamandır denemek istediğim KDE’yi de yükleyeyim dedim. Daha önce Kubuntu ile başarısız bir Kde deneyimim olmuştu ancak 3.5x sürümleri ile 4.x sürümleri arasında dağlar kadar fark olduğundan tekrar denemem gerektiğini düşündüm. Genel olarak her türlü işimi görmesine hatta ve hatta Gnome üzerinde yapmak isteyip de yapamadığım bir şeylere fırsat tanımasına rağmen(plasmoid süper bir şey:)) bu seferki deneme de başarısız olacak gibi. Limitsiz bir internet bağlantısına ulaştığım ilk fırsatta uçurabilirim kendisini. Gnome hem alıştığım için hem de sadeliğinden dolayı şu anda bir adım önde bana göre. Tabi bu konu bu kadar kısa geçilmez, geçilmemeli. En kısa zamanda “Gnome vs. Kde” başlıklı bir yazı yazarak ile ben de klişeleşmiş yazılara bir yenisini ekleyeceğim :)

2. YIL:
2 yıl kadar önce o zamana göre olmaması daha muhtemelen olan bir sürü şeyin peşpeşe olması(mucize de denilebilir, evet:)) ile hayallerimi gerçeğe dönüştürecek kişi ile tanışmıştım. Birçok hayali şimdiden gerçekleştirdik sayılır ama daha çok işimiz var:) Nice mutlu senelere bize.

Topluluk blogumuz:
Her ne kadar şu anda aktif yazarımız çok bulunmasa da ve ben de buradaki yazıları oraya geçirmekten fazla bir iş yapmamış olmasam da Yeditepe Üniversite Bilgisayar Topluluğu olarak bir blogumuz var artık. Kısmetse önümüzdeki günlerde içerik sayısını arttırıp daha aktif bir blog haline getireceğiz. Web sitemizin yenilenme sürecinde olması ve web sunucumuzun php desteklememesi gibi teknik sebeplerden dolayı blogumuz wordpress.com üzerinde durmakta. Yine de bu çalışmamıza engel değil:)
Bloga bakmak için yucomp.wordpress.com adresine gidebilirsiniz.

Not: Blog kelimesini kullanmayı hiç sevmiyorum. Ancak yerine yazmak için tam Türkçe karşılığı bir kelime yok gibi. Bilen varsa öğretsin bana lütfen.

Hamsterlarımız:
Her ne kadar buraya hiç yazmamış olsam da deli sevgilim ile birlikte aldığımız, baktığımız hamsterlarımız var bizim. İkimizin de deli gibi hamster beslemek istemesi ve ilk paramızı kazanmamız vesilesi ile aldımız biri peynir diğeri zeytin adında 2 tane güzel mi güzel hamsterımız vardı bizim. Vardı dedim çünkü zeytin uzun zaman önce çeşitli imkansızlıklar, tembellikler, ortam şartları sebebi ile rahmetli oldu. Peynir hala yaşamakta ve yanına bölümümüzün sekreteri Suna sayesinde 3 tane daha hamster almıştık 20 gün kadar önce. Bu hikayeyi detaylı olarak buradan okuyabilirsiniz.
2 gece önceye kadar bu 4 hamsterımız neşe içinde yaşıyor hatta bizi çark sesleri ile uyutmuyorlardı. Ancak yavrular birer gece ara ile öldüler ve ister istemez neşemiz kaçtı. Annemiz ve peynirimiz yaşamakta. Şimdi fazladan 2 tane kafes boş bir şekilde evin içinde durmakta. Vazgeçmek lazım sanırım hamster besleme işinden. Ne kadar küçük olsalar da insan onlara bağlanıyor ve ölmeleri çok moral bozucu oluyor. Neyse geçtik sıradaki konuya:)

Klavye:
Masaüstü bilgisayarımı aldığımdan beri(2 sene kadar oldu) kullandığım klavye gazoz dökülmesi sonucu iflas etti. Önce s, d, w, e gibi tuşları basmadı. Kaybedeceğim bir şey yok diyerek içini açtım, yıkadım, temizledim. Temizlikten sonra da a ve q tuşu basmadı ı tuşu ise basılı kaldı. Bir süre daha bekleme isteğim var tekrar düzgün çalışır diye ancak pek de başedilebilir durumda değil artık.
Bu olaydan çıkardığım sonuç ise:
1- Klavye çok pis bir şey. Temizlemesi ise daha zor:)
2- Evde bir tane en dandiğinden de olsa yedek klavye bulundurmakta fayda var. Ne olur ne olmaz..

Powerball ve Kondisyon Bisikleti:
2 gece önce kantar ailesi olma yolunda ilerlediğimizi düşünerek buna bir son vermek amacıyla bir adet kondisyon bisikleti sipariş ettik kendimize. Bu vesileyle ne zamandır almak istediğim oyuncak, egzersiz aleti benzeri bir şey olan powerball’u da sipariş etmiş oldum. Bugün önce kondisyon bisikleti sonra da powerball kargoyla eve kadar geldi.
Kondisyon bisikleti çok profesyonel işi olmasa da işimizi görecek türdendi. Ancak akşam saatlerinde bi 10-15 dakikalık kullanımdan sonra bisiklet çalışmaz hale geldi. Hepsiburada.com’a geri iade için bir mail attık cevabını bekliyoruz şimdilik.
Powerball’a gelirsek anlatacak çok fazla bir şey yok aslında. Küçük, oynaması zevkli ve bir o kadar da yorucu, rekor kırmak için çalışma gerektiren bir egzersiz aleti. Şu an için rekorum 8952 ki bu dünya rekorunun yarısı kadar bir şey kalıyor. Oynamaya devam:)

Bu kadar yazı yeter şimdilik. Bir terslik olmazsa düzenli yazma moduna geçeceğim yakında. Haydi hayırlısı!