Ubuntu’da pencere yöneticisi olarak bize harika görseller sunan Compiz-Fusion geliyor. Compiz-Fusion her ne kadar yaptığı onca şova(buradan neler yaptığına bakabilirsiniz.) karşılık sisteminizden çok fazla şey istemese de bilgisayarınız ekran kartının yeterli olmaması ya da compiz-fusion kullanamak istememeniz durumunda Compiz-Fusion kullanmaktan vazgeçebilirsiniz.
Compiz-Fusion’u geçici olarak kapatmak:
Compiz-Fusion’u geçici durumlar için kapatmak isteyebilirsiniz. Bunun için konsoldan
$ metacity --replace
komutunu girmeniz yeterli olacaktır. Kubuntu’da ise aynı işlem için
$ kwin --replace
komutunu kullanabilirsiniz. Bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda Compiz tekrar çalışır halde olacaktır.
Compiz-Fusion’u sürekli olarak kapatmak:
Bilgisayarınız açıldığında beni Compiz karşılamasın hatta hiç açılmasın diye düşünüyorsanız yapmanız gereken 2 basit işlem var.
1. Alt+F2 ‘ye basarak “Uygulama Çalıştırıcı”nızı başlatıp “gconf-editor”u çalıştırın.

2. Gconf-editor üzerinde “desktop>>gnome>>applications>>window_manager” yolunu izleyin.

“Current” ve “default” kelimelerinin yanındaki “/usr/bin/compiz” değerini “/usr/bin/metacity” ile değiştiriniz.

Bu işlemi yaptıktan sonra artık bilgisayarımız standart olarak metacity pencere yöneticisi ile çalışır hale gelecektir.
Compiz-Fusion için başlangıç butonu oluşturmak:
Öncelikle bu işlemi yapmanın zorunlu olmadığını söylemekte yarar var sanırım. Her ne kadar Compiz-Fusion’u sistem başlangıcından kaldırsak da, yeniden başlatmak istediğmiz durumlar olabilir. Bunun için isterseniz uygulamalar menünüze bir buton ekleyerek istediğiniz zaman tek tuşla Compiz-Fusion’a geçebilirsiniz. Butonumuzu oluşturmak için öncelikle Uygulamalar menümüz üzerine sağ tıklayıp “Menüleri düzenle”(edit menus) seçeneğini açabiliriz.

Butonunuzu koymak için istediğiniz bir menü seçin ve sağ taraftan “Yeni nesne”(new item) butonuna basın.

Son olarak ise butonumuzu bu özelliklere göre oluşturalım:
Tür: Uygulama
Ad: Compiz
Komut: compiz –replace
Yorum: compiz pencere yöneticisi başlatıcı
Kaynak
Bir önceki yazımda C ile programlamaya başlangıç için basit bir “Hello World” uygulamasının nasıl yazılacağını ve çalıştırılacağını anlatmıştım. Şimdi ise yazdığımız “Hello World” programını detaylı bir şekilde inceleyelim.
Öncelikle kodumuzu tekrar yazalım:
#include <stdio.h>
int main()
{
printf("Hello Woıld!");
return 0;
}
Programımızı incelemeye 2. satırdaki main() fonksiyonumuz içerisinden başlamakta yarar var. Çünkü C kodları standart olarak main() fonksiyonundan itibaren çalışmaya başlarlar.
“int main()” yazarak iki şeyi belirtmiş oluyoruz. İlki, main() fonksiyonumuzun sisteme integer(tamsayı) cinsinden bir geri dönüş değeri göndereceği, ikincisi ise main() fonksiyonunun parametre almayacağıdır. Bu kavramlar şimdilik yabancı kavramlar olsa da hem kulak alışkanlığı olması açısından, hem de fonksiyon mantığına başlangıç olması açısından bilmenizde yarar var.
4. satırda “printf(“Hello Woıld!”);” ifademiz var. Printf, kendisine verilen bir yazıyı aynı şekilde ekrana bastırmaya yarıyor. Mesela tırnak içerisindeki yazıyı değiştirip “printf(“Merhaba Dünya!”);” yaptığımızda programızın çıktısı “Hello World!” değil, “Merhaba Dünya!” olacaktır.
5. satırda ise “return 0;” şeklinde bir ifade kullandık. main() fonksiyonumuzun sisteme geri dönüş değeri olarak bir tamsayı(int) değerini göndereceğini söylemiştik. Burada o geri gönderme işini yapıyoruz. Sisteme main() fonksiyonunun sorunsuz olarak çalıştığını bildiren “0″ geri dönüş değerini gönderiyoruz. Bu çok detaylı olarak bilmeniz gereken bir şey değil ancak standart olarak her C kodumuzda kullanmamız gereken bir satırdır.
Böylece kodumuzun sonuna gelmiş bulunmaktayız. Ancak ilk satırın ne işe yaradığını söylemedik. C programları kendi kod kütüphanelerini kullanırlar. “stdio.h” da bunlardan bir tanesidir. Standart input/output(standart girdi-çıktı) tanımının kısaltmasıdır. İçerisinde genel olarak C üzerindeki bir çok girdi ve çıktı işlemlerini yapan hazır fonksiyonları bulundurur. Bu fonksiyonların ne olduğunu bu sayfadan inceleyebilirsiniz.
Peki biz neden yazdık bu satırı? Biz ekrana çıktı vermek için “printf” fonksiyonunu kullandık ve bu fonksiyon da “stdio.h” dosyasının içerisinde tanımlanmaktadır. #include diyerek bu dosya içerisinde tanımlanmış bütün fonksiyonları kullanabileceğimiz hale getiririz.
Temel olarak programımızda olan şeyler bunlar. Bir de C programlama için genel olan şeyler var gelin bir de bunlara bakalım:
- C kodlarında her satırın sonunda “;” bulunur. Eğer “;” kullanmazsanız hata alırsınız.
- C kodları boşluk ayrımı yapmaz(tabi kullandığınız komut isimlerini ayırmadığınız sürece). Örnek olarak,
printf("yazi");
yazmak ile
printf ( "yazi" ) ;
yazmanız arasında bir fark yoktur. Ancak
prin tf("yazi");
yazarsanız hata alırsınız.
- C’de ekrana bir şeyler bastırırken yazıyı bölmeniz ekrana basımı sırasında herhangi bir şey değiştirmez. Yani
printf("Hello World!);
yazmak ile
printf("Hello ");
printf("World!");
yazmanız arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de
Hello World!
çıktısını verecektir. Yazı içerisinde yeni bir satıra geçmek için “\n” kullanabilirsiniz.
printf("Hello \nWorld!");
Kodunun çıktısı
Hello
World!
şeklinde olacaktır.
- Boş bırakmak ile void yazmak arasında fark yoktur. Void’in kullanılma sebebi boşluğun unutulmadığını bilinçli olarak yapıldığını belirtmektir. (int main() yerine int main(void) ile karşılaşabilirsiniz. Bilginiz olsun)
İyi kodlamalar.
Linux için arkaplanda MPlayer video oynatıcısını kullanıp, MPlayer’ın kütük gibi olan arayüzü yerine kendi şirin arayüzünü kullanan bir medya oynatıcımız var: SMPlayer. SMPlayer için ayrıntılı bilgiyi anasayfasından alabilirsiniz.
Ubuntu üzerinde SMPlayer yüklemek için konsolda
$ sudo apt-get install smplayer
komutunu kullanabilirsiniz.
SMPlayer bütün güzelliklerine rağmen, bir dosya açmaya çalıştığımızda bizi birkaç saniyelik bir bekleme süresine sokuyor. Sorun SMPlayer’ın her başlangıçta sistemde etkin bir ekran koruyucu var mı diye kontrol etmesinden kaynaklanmakta. Bu sorunu halletmek için SMPlayer menüsünden Seçenekler>>Özellikler’e girip Genel başlığı altında Video sekmesine gelmeli ve “Disable Screensaver” seçeneğini kaldırmalıyız. Böylece SMPlayer’ımız daha hızlı açılacaktır. Ancak unutmamanız gereken bir şey var; o da ekran koruyucumuzu kapatmamız. Yoksa film izlerken en heyecanlı yerinde ekran koruyucu ile karşılaşabiliriz:) İyi seyirler…
Smallville diye bir dizi var. Kısaca Süpermen’in gençliğini daha doğrusu liseli Clark Kent olduğu zamanları anlatıyor. Henüz Süper olmadığı zamanlar yani…
Diziye biraz lise aşkı katmışlar, biraz Clark’ın anne babasıyla olan ilişkisini anlatmışlar, biraz geçirdiği ergenlik sorunlarından bahsetmişler ve ortaya ortalama bir dizi çıkarmışlar.
Neyse gelelim başlığa…
Dedik ya Clark Kent..
Henüz süper değil…
Süpermen hiç değil…
Onun yerine güçlerini başka şeyler için kullanıyor. Bir bakalım…
Clark Kent kriko
Clark’ın babası(Jonathan) çiftçi olduğu için çiftlik işleriyle uğraşmaktadır. Traktör bozulmuştur ve Clark’a seslenir:
- Oğlum, traktör yağ akıtıyor bi kaldırabilir misin?
Clark Kent röntgen aleti
Jonathan bu sefer traktörü kendi kaldırır(krikoyla tabi). Ve Clark’a alışkın olduğundan mıdır nedir traktör krikodan kayıp Jonathan’ın ayağına düşer. Clark hemen koşup traktörü babasının üzerinden kaldırır. Babası yerden kalkamaz. Ayağının acıdığını söyler. Clark hemen X ışını saçan gözlerini kullanarak babasının ayağına bakar ve sonuç:
- Baba, sakın kıpırdama bacağın kırılmış..
Clark Kent kahve ısıtıcı
Clark’ın özel güçlerini bilen bir sevgilisi vardır. Clark ona kahve alır ancak kız yanına gelene kadar kahvesi soğur. Sevgilisi Clark’a:
- Tatlım kahvem soğumuş ısıtır mısın? (Gözündeki ışınlar niye var ki zaten:))