Linux üzerinde çalışıyorsanız ve C programlaya yeni başladıysanız, başlangıçta C kodlarını yazarken ve derlerken zorluk çekebilirsiniz.
Bunu halletmek için her şeyden önce elinizde C kodlarınızı yazacağınız bir text editorunuz bulunmalıdır. Seçeceğiniz text editörü konsol üzerinde çalışan vi, nano gibi editörler ya da görsel olarak çalışabileceğiniz gedit, kate, emacs gibi editörler olabilir. Hangisini kullanacağınıza karar vermek tamamen size kalmış. Herhangi bir text editöründe kodlarınızı yazdıktan sonra istediğiniz herhangi bir yere kaydedebilirsiniz. Kayıt işleminde dikkat etmeniz gereken nokta C kodlarınızı .c uzantılı olarak kaydetmenizdir.
Kodumuzu ornek.c adıyla /home/kullanıcı_adı klasörünüze kaydettiğimizi düşünelim ve örnek olarak bir C programını çalıştıralım. İlk yapmamız gereken bir konsol açıp kodumuzun bulunduğu dizine geçmek olmalı. Bunu yapmak için
$ cd /home/kullanıcı_adı
yazmamız yeterli olacaktır.
Eğer ki C kodumuzun olduğu klasörde olup olmadığımız hakkında bir şüphemiz varsa bunu
$ ls
komutunu kullanarak kontrol edebiliriz. “ls” komutu bulunduğumuz klasördeki dosyaların isimlerini konsola yazar.
Kodumuzun bulunduğu klasöre geçtikten sonra gcc ile kodumuzu derleyebiliriz. gcc’nin açılımı “gnu c compiler” olmakla linux dağıtımlarında kullanılan standart C derleyicisidir. gcc kullanarak kodumuzu derlemek için yine konsol üzerinde
$ gcc ornek.c
yazmamız yeterli olacaktır. Bu işlem sonunda kodumuz derlenir ve eğer varsa kod üzerindeki hatalar konsola yazılır. Eğer ki sorunsuz bir derleme yaptıysanız kodunuzun bulunduğu dizinde “a.out” adında bir dosya oluştuğunu görmelisiniz. Bu c kodunuzun derlenmiş, çalıştırılabilir(binary) halidir.
Derlenmiş C kodumuzu çalıştırmak için ise konsola
$ ./a.out
yazmamız yeterli olacaktır. Böylece C kodumuzun çıktısını konsol üzerinde görebiliriz.
a.out çıktısından farklı bir çıktı adıyla kod derlemek
Derleme işlemi yaparken birbirinden ayrı birkaç tane kod derlememiz ve hepsini ayrı ayrı kullanmamız gerekebilir. Eğer ki bütün kodlarımız a.out olarak derlenirse her çalıştırma işlemi için kodlarımızı yeniden derlememiz gerekir. Bunu engellemek için gcc’ye -o parametresini girmemiz ve kodumuzun derlenmiş halini başka bir isimde kaydetmemiz gerekmektedir. Örnek olarak ornek.c kodumuzu derleyip ornek adında kaydetmek için
$ gcc ornek.c - ornek
yazmamız yeterli olacaktır. Burada kullanacağımız -o parametresi gcc’ye kodumuzun çıktısı için farklı bir isim seçmek istediğimizi, ornek ise çıktımızın hangi adı alacağını anlatır. Kodumuzu farklı bir isimle derledikten sonra ise dikkat etmemiz gereken şey artık a.out değil de yani dosya adımızı çalıştırmamızdır. Yani son derlememiz için konsola
$ ./ornek
kodunu girmeliyiz. Böylece ornek.c dosyamızın derlenmiş hali olan ornek dosyasını çalıştırmış oluruz.
RAR, Her ne kadar Linux üzerinde kullanılan sıkıştırma formatı olmasa da windows kullanıcıları tarafından sıklıkla tercih edilen bir formattır. Bu sebepten dolayı sistemimizi RAR dosyalarını açabilecek konuma getirmek bize kolaylık sağlayacaktır. Bunu yapmak için öncelikle uçbirimimizi çalıştırmalı ve ardından şu komutu kullanmalıyız:
$ sudo apt-get install rar
Artık dilediğimiz RAR dosyasını açabilir ve dosyaları sıkıştırırken de RAR formatında sıkıştırabiliriz.
Linux/Unix/BSD üzerinde çalışırken kernel versiyonunuzun ne olduğunu bilmeniz gereken durumlar olabilir. Öğrenmek için konsolda aşağıdaki komutları çalıştırabilirsiniz.
Kernel dağıtım numaranızı öğrenmek için:
$ uname -r
Kernelinizin adını öğrenmek için:
$ uname -s
Kernelinizin yapısı hakkında bilgi almak için:
$ uname -v
Kernel bilginizin tamamını görmek için:
$ uname -a
komutlarını kullanarak istediğiniz bilgiye erişebilirsiniz.
Öncelikle VirtualBox nedir ne işe yarar bununla başlamakta yarar var sanırım.
VirtualBox InnoTek firması tarafından üretilen bir sanal PC (virtual PC) yazılımıdır. Kendi işletim sisteminiz üzerinde sanal olarak bir bilgisayar daha oluşturup farklı işletim sistemlerini kullanmanızı, denemenizi sağlar. Ama genellikle Windows üzerinde Linux veya Linux üzerinde Windows kurulumu için kullanılırlar. VirtualBox hakkında ayrıntılı bilgi için şu siteleri ziyaret edebilirsiniz:
VirtualBox resmi sitesi
Odtu e-bergi üzerinde VirtualBox incelemesi
Şimdi Ubuntu üzerine nasıl VirtualBox kurulacağını adım adım inceleyelim:
1- Öncelikle ekle kaldır yöneticimizi açıp “Tüm mevcut uygulamalar”ı (All available applications) göstermesini sağlamalıyız.
2- Daha sonra ise resimde gözüktüğü gibi arama alanımıza “virtual” kelimemizi girmemiz VirtualBox’u bulunmasına yeterli oluyor.
3- VirtualBox’u işaretleyerek sağ alt kısımda bulunan deiğişiklikleri onayla(apply changes) butonumuza basabiliriz. (Bu işlemden sonra internet hızınıza bağlı olarak VirtualBox’ın indirilmesini biraz beklemelisiniz. Ardından kurulum kendiliğinden gerçekleşecektir.)
4- VirtualBox şu aşamada sistemimize kurulmuş ve Uygulamlar menüsünde Sistem Araçları seçeneğinin altından ulaşılabilir olmalı. Ancak VirtualBox’u açıp bir sanal makine oluşturduktan sonra sanal makinemizi çalıştırmak istediğimizde büyük ihtimalle
VirtualBox kernel driver not installed. The vboxdrv kernel module was either not loaded or
/dev/vboxdrv was not created for some reason. Please install the virtualbox-ose-modules package
for your kernel, e.g. virtualbox-ose-modules-generic..
VBox status code: -1908 (VERR_VM_DRIVER_NOT_INSTALLED).
Sonuç Kodu:0x80004005Bileşen:ConsoleArayüz:IConsole {1dea5c4b-0753-4193-b909-22330f64ec45}
şeklinde bir hata verir. Bu hata VirtualBox programımız için gerekli kernel modullerinin yüklenmediği anlammına gelir. Bunu yükleyebilmek için Sistem->Yönetim menüsünden Synaptic Paket yöneticisini açmanız ve burada “virtualbox-ose-modules” paketini aratmanız gerekmektedir. Ancak aratma sonucunda karşımıza birden fazla paket çıkıyor. Hangi paketi yükleyeceğinizi öğrenmek için öncelikle kernel versiyonunuzu ögrenmeniz gerekmektedir. Bunun için bir uçbirim(terminal/konsol) açıp
$ uname -r
komutunu vermeniz yeterlidir. Benim kernel versiyonum 2.6.24-16-generic olarak gözüküyor dolayısıyla virtualbox-ose-modules paketlerinden “generic” isimli olanı seçmem ve uygula(apply) tuşunu kullanarak yüklemem gerekiyor.
5- VirtualBox’ı yeniden başlattığımızda bu sefer başka bir hata ile karşılaşırız. Hatanın raporu
The VirtualBox kernel driver is not accessible to the current user. Make sure that the user
has write permissions for /dev/vboxdrv by adding them to the vboxusers groups. You will need
to logout for the change to take effect..
VBox status code: -1909 (VERR_VM_DRIVER_NOT_ACCESSIBLE).
Sonuç Kodu:0x80004005Bileşen:ConsoleArayüz:IConsole {1dea5c4b-0753-4193-b909-22330f64ec45}
şeklindedir. Buradaki sorun ise VirtualBox uygulamasının gerekli izinlere sahip olmaması ve VirtualBox uygulamamızı kullanma hakkımızın bulunmamasından kaynaklanmaktadır.
Çözüm olarak ise öncelikle uçbirimden
$ sudo chmod 777 /dev/vboxdrv
yazıp VirtualBox için gerekli izinleri vermeliyiz. Sonrasında menüden Sistem->Yönetim->Kullanıcılar ve Gruplar ı açmalı, ardından açılan Kullanıcı Ayarları penceresinden önce “Grupları Yönet(manage groups)” butonuna basmalı ve gelen menüden vboxusers grubunu bulmalıyız. Daha sonra ise vboxusers grubumuza tıklayıp sağ taraftan “özellikler”i seçip kendi kullanıcı adınızı seçmeli ve tamam diyerek onaylamalısınız. Böylece sorunumuzu tamamen halletmiş bulunmaktayız.
Artık VirtualBox’ımızı rahatlıkla kullanabiliriz.

Bu sabah erken kalktım. Uzun zamandır sabah derslerime gitmediğimden
böyle erken kalkıp kahvaltıya gitmek ve insanların da erken kalktığını
görmek garip geldi birden.
Ama bir şey dikkatimi çekti birdenbire. Daha önceden hiç farkında olmadığım bir şeydi bu hem de…
İnsanlar sabah kalkıp da birilerini görünce birbirlerine günaydın diyorlar ya işte onu farkettim.
Günaydın
derken insanda bir duygu kabarması oluyor. Ya da bende oluyor en
azından. O sabahın uyku sersemliğiyle birlikte içini döküyosun sanki
adama…
Normalde sıradan bir konuşma olacak bir şey sanırım ağızdan
çıkan ilk kelime olduğundan sanki bağırma gibi geliyor. Günaydın
diyorsun ya bunu derken sanki bir dağa çıkmış boşluğa doğru
“GÜÜÜÜÜÜNAAAAAYYYYDIIIIIIIIINNN” diye bağırıyormuşsun gibi geliyor. Onu
hissediyorsun. Ve karşındaki insan da aynı şekilde karşılık veriyor…
Aslında günaydın insanların sabah erken kalktıkları, kalkabildikleri için birbirlerini kutlama yöntemi bence…
Sanırım
öğlen tünaydın denmesi de bu yüzden olmuş… Öğlen kalkan bir adamla
sabahın köründe kalkan bir olur mu? Elbette olmaz… Biri doya doya
hissederek günaydın diyecek, diğerine ise sıradan, alaycı bir şekilde
“günaydın denmez bir kere tünaydın denir” denilecek.
Zaten ilkokulda da sabahın korunde boşu boşuna mı bağırdık yıllarca:
“GÜNAYDIN ARKADAŞLAAARRRR”
-Sağol